Doğal Şifa

Doğal Antibiyotik: Kolloidal Gümüş Suyu

Bu antibiyotik konusuna takmış durumda olabilirim. Antibiyotik kullanımının en çok olduğu ülkelerden biri olmamız sinirlerimi bozuyor. Boğaz ağrısı için gidip kafasına göre antibiyotik kullananlar, onu da tamamlaması gereken sürede tamamlamayıp yarım bırakanlar, bu sebeple de bakterinin o antibiyotiğe  direnç geliştirmesi ve bu sorunun tüm insanları etkiliyor olması olabilir bunun sebebi.

Neyse ki, ben kendi adıma bu meseleden yırtmış bulunuyorum. Blog yazıları yazmamdaki genel amaçlardan biri de aslında bu konuları herkesle paylaşmak istemem. Biz evimizde neredeyse 5 yıldır hiç antibiyotik kullanmadık. Ve benim okula giden 7 yaşında bir oğlum ve 2,5 yaşında bir kızım var. Okul çağında bir çocuğun 5 yıl antibiyotiksiz (ve hatta ateş düşürücü dahil hiç bir ilaç kullanmadan) nasıl geçirdiğini en çok anneler merak edecek biliyorum. Ben de anneleri hedef aldım bu yazımda.

Bir önceki yazımda “homeopati” den biraz bahsetmiştim. O konuyu ayrı bir başlık altında da ele alacağım. Bu yazımda ise asıl değinmek istediğim bu 5 yıllık süreçte en büyük destekçilerimden biri olan “kolloidal gümüş suyu“.

Kolloidal Gümüş Suyu Nedir?

Google’da konuyla ilgili bin tane açıklama, tanım, yorum vs bulabilirsiniz. Bu sebeple ben tanımına çok kısa değinip asıl amacım olan “kolloidal gümüş suyu kullanım alanları” ve “kolloidal gümüş suyu kullanıcı yorumları” ile ilgili şeyler yazacağım.

Kolloidal ne demek?

Önce kolloidal ne demek, kolloidal yapı nasıl olur onlardan bahsedeyim. Kolloidal demek, bir maddenin en küçük biyolojik formu demektir. O kadar küçüktürler ki, vücutta kolaylıkla her türlü zarı geçerek sindirim sürecinden atlayıp, absorbe edilebilirler. Hemen yeri gelmişken değinmem gereken önemli kısım şu ki, “gümüş ağır metal olduğu halde vücutta neden birikme yapmaz”‘ın cevabı da tam olarak buradadır. Tüm diğer ağır metaller normal formda vücuda girdikleri için birikirler, kolloidal gümüş suyundaki gümüş ise kolloidal yapısından dolayı birikme yapmaz!

Kolloidal gümüş suyu, buhar damıtımlı su içinde (deiyonize su) özel bir yöntemle %99,9 saflıkta gümüş metali kullanılarak, kolloidal yapıya getirilmesi ile elde edilen sudur. Deiyonize su dediğimiz ise, organik ve inorganiklerden tamamen arındırılmış saf sudur.

Kolloidal gümüş suyu 1930’ların ortalarına dek Amerika’da yaygın olarak antibiyotik ve dezenfektan olarak kullanılmış. Penisilinin keşfiyle beraber de maliyeti daha düşük olan bu antibiyotikler ilaç olarak üretilmeye başlanmış ve kolloidal gümüş suyunun kullanımı giderek azalmış. Hatta unutulmuş.

Gelelim asıl meseleye..

İnsanların kolloidal gümüş suyu hakkında en çok merak ettikleri şey: “kullanıcı yorumları”! Çünkü bu suyu kullanıp da yorumunu paylaşan insan o kadar az ki, ben de seneler önce kendi araştırmamı yaparken en çok zorlandığım kısımdı kolloidal gümüş suyu kullanıcı yorumu bulmak.

Keşke herkes kullandığı ürünlerle ilgili olumlu/olumsuz yorumlarını daha çok paylaşsa da hepimizin işi kolaylaşsa..

İşte Benim Kolloidal Gümüş Suyu Yorumum!

Ben kullandım, bir kaç yıldır kendim için de çocuklarım için de kullanmaktayım ve evet gerçekten işe yarıyor. Özellikle son 2 yıldır oğlumun okul çağı hastalıklarını antibiyotiksiz geçirebilmemizdeki en büyük destekçim olur kendisi. Üstelik akranları senede ortalama 2 kez antibiyotik tüketirken!

Ne şekillerde kullanıyoruz biraz ondan bahsetmek istiyorum. Benim en çok başvurduğum form sprey şişede olanlar. Her zaman çantamın içinde taşıdığım sprey şişeyi yeri geldiğinde el dezenfektanı olarak, ufak tefek yaralanmalarda direk yaranın üzerine sıkarak, dışarıda kullandığım tuvaletlerde klozet kapak temizleyicisi olarak kullanıyorum. Ev halkından birinde boğaz kaşıntısı, ağrısı, hafif bir öksürük ya da burun akıntısı başladıysa hemen boğazlarına bir iki fıs sıkarak, çoğunun hiç hastalığa dönüşmeden yok olmasını sağlıyorum. Daha doğrusu bunu kolloidal gümüş suyu sağlıyor. Bunu  nasıl yapıyor onu da anlatayım.

Antibiyotikler bakterileri zehirleme yoluyla yok ediyorlar, bu sebeple belirli saatlerde tekrar doz uygulanır ki bakteri bu zehre karşı bağışıklık kazanmadan bir sonraki zehre maruz kalıp güçsüzleşsin ve 3-5 gün içinde ölsün.

Oysa kolloidal gümüş suyundaki gümüş iyonları toplamda 650 çeşit bakteri, virüs, mantar ve bir kaç çeşit de  parazite karşı, hücrelerinden içeriye girerek oksijensiz bırakıp boğma yoluyla etki edip öldürüyor. Dolayısıyla gümüş suyuna karşı bağışıklık kazanma gibi bir durum söz konusu değil.

Bunu yaparken bağırsaklardaki faydaları bakterilere nasıl oluyor da dokunmuyor diye soracaksınız. Okuduğum yabancı makalelerden birinde (ki ilk fırsatta bu makaleyi de bulup linkini buraya eklerim) vücuttaki hastalık yapan mikroorganizmaların elektrik yüküyle, faydalı olan bakterilerin elektrik yükünün farklı olduğunu, gümüş iyonlarının bu farka göre hastalık yapanlara çekilerek etki ettiğini ve bu sayede bağırsak floramızı bozmadığını anlatıyordu. Kaldı ki çevremde kullanıp da kronik kabızlık sorununu da gümüş suyu ile çözümlemiş tanıdıklarım var.

Tavuklar üzerinde yapılmış, kolloidal gümüş suyu kullanımıyla bağırsak floralarında düzelme olduğunu gösterir bir çalışma var onun linkini buraya ekliyorum. Fakat belirtmem gerekir ki aksini gösterir çalışmalar da mevcut. Yani bağırsak florasındaki faydalı bakterileri de yok ettiğini gösterir çalışmalar var.

Temkinli davranmak her zaman en güzeli, dolayısıyla mantık her zaman “her şeyin azı karar çoğu zarar” şeklinde olmalı. Onca vitamini olan meyveleri bile çok tüketince şeker hastası olabiliyorsunuz.

Belirtmek istediğim bir husus da şu ki bilimsel makale okurken, çalışmaya sponsor olanlara, çalışmanın yapıldığı örnekleme (anlamlı ve yeterli bir sayı ve grup mu) ve çıkan sayısal sonuçları makalenin “sonuç” kısmında tutarlı şekilde mi ifade etmişler, taraflı mı yorumlamışlar, bu konulara dikkat ederek okur ve ciddiye alırsanız çok daha doğru çıkarımlar yaparsınız ki ben de elimden geldiğince bu bakış açısıyla okuyor sonra karar veriyorum. Yakın çevrem de bu huyumu bildiği için benim araştırmalarımdan sonra vardığım sonuçlara gözü kapalı güveniyorlar 🙂 Siz güvenmeyin, bu bakış açısıyla kendiniz de teyit edin!

Kendi kullanım tercihlerime devam edersek..

Genelde tercihim bir lt’lik şişelerden alıp onu sprey şişelere bölmek. Ayrıca yabancı sitelerden getirttiğim burun spreyi şişeleri var ki buradaki eczanelerden de temin edebilirsiniz. Bu şişelere de doldurup, burun tıkanıklıklarında buruna uyguluyorum. Daha ağır akut durumlarda dahili olarak kullanıyorum ve o durumda çok daha hızlı toparlanmaya büyük yardımı dokunuyor.

Oğluma hamile kaldığım gün parfüm kullanmayı bıraktım. Deodorant olarak da kanserojen maddeler içermeyen ürünler bulmakta zorlanan biriyim. En büyük faydayı bu alanda sağladı diyebilirim.

Biliyorsunuz ki ter aslında kötü kokan bir şey değil. Kötü kokuya sebep olan o bölgede biriken bakteriler. Kokuyu önleyen roll-onların çoğu aslında terlemeyi önleyerek bunu yapıyor. Terlemenin önlenmesi ise vücut için çok sakıncalı. Vücut ter yoluyla toksin atmaya çalışırken bunun baskılanması uzun dönemde başka sağlık sorunlarına ön ayak oluyor. Bu işin en doğru çözümü, terlemeyi önlemeden o bölgede bakteri üremesini engelleyecek çözümler bulmak.

Aromatik yağlar ve bitkisel bazı karışımlarla ter önleyici ürünler satan yerler var. Başka bir çözüm ise kolloidal gümüş suyu. Kullandığınız bölgede bakteri, virüs, mantar ve parazitlere etki ettiği için terleseniz bile o bölgede koku oluşumu olmuyor. Tek sıkıntı koşturmaca halindeyseniz gün içinde bir kaç kez tekrarlamak durumunda kalıyorsunuz.

En büyük etki alanlarından biri de yara ve yanıklar! Yaraların ve yanık izlerinin iyileşme hızına öyle çabuk etki ediyor ki inanılmaz. Zaten ilaç sektörü de bunu bildiği için yanık tedavilerinde de kullanılan “silver-din” adlı kremin isminden de anlaşılacağı üzere etken maddesi gümüş! Yabancı satış sitelerinde kullanıcı yorumlarını görseniz, insanlar öncesi-sonrası fotolarını paylaşmışlar ve inanılmaz görüntüler var.

Cildimde rosacea problemim olduğu için her ürünü cildime kullanamıyorum. Çoğu ürün rosacea’mın tetiklenmesine sebep oluyor. Son bir yıldır kullanımından hiç bir sorun yaşamayıp büyük fayda gördüğüm ürünlerden biri yine bu gümüş suyu. Cildimi temizledikten sonra pamuk yardımıyla tonik olarak uyguluyorum. Hatta yakın arkadaşlarımdan biri, tavsiyem üzerine kolloidal gümüş suyunu tonik, kolloidal gümüş suyu kremini de (ben denemedim etkisini bilemiyorum) nemlendirici olarak kullanmaya başladı. Ve grubumuzdaki tüm kızlar farkı gördük, resmen kızarıklıkları ve sivilce görünümü azaldı.

Fayda gören arkadaşlarım tarafından özellikle paylaşmam tavsiye edildiği için, etkili olduğu alanlardan birine daha değinmek istiyorum. Siğiller.. Siğiller de bildiğiniz gibi virüs kaynaklı bir sorun. Çevremde siğil şikayeti yüzünden doktorların tedavisini uygulayıp sonuç alamamış iki arkadaşımda denedik. Hatta siğil de kesin çözüm olarak bahsedilen “birine okutmak” geleneksel tedavi yöntemini bile 🙂 denedikleri halde geçmeyen siğile düzenli gümüş suyu kullanarak çözüm buldular. Siğiller gümüş suyunu uyguladıktan sonra önce karardı, siyahlaştı sonra da kendiliğinden geçti. Uygulamayı da, sargı bezine gümüş suyu sıktıktan sonra, siğilin üzerine koyarak bantlama (bir sure orada tutmak ya da aksamdan koyup sabah çıkarmak ) şeklinde uyguladılar.

Başka bir kullanım alanı olarak, bitki yetiştiriyorsanız, bahçeniz, ağaçlarınız varsa, permakültürle ya da organik tarımla uğraşıyorsanız, bitkileri, ağaçları böceklerden ve hastalıklardan korumak için harikaaa fakat biraz pahalı bir yöntem. Bahçenizdeki güllere sprey şişeden bir kaç fıs sıktığınızda o minik böcekler gelmez oluyor!

Kolloidal Gümüş Suyu Kullanımı

Asıl paylaşmak istediklerim kendi tecrübelerim ve kullanım şekillerim olduğu için, kullandığım marka, kaç ppm kullandığım ya da hangi miktarlarda kullanmak gerektiği meselelerine girmeyeceğim. Bu konular gerçekten kişiden kişiye değişen, problemden probleme değişen ve kişinin kendinin araştırıp karar vermesi gereken meseleler.

Kolloidal Gümüş Suyu Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlar

Hangi markayı kullanacağınızı seçerken dikkat etmeniz gerekenlerle ilgili en önemli tavsiyem;

  • alacağınız ürünün çam şişede ve plastik kapakla satılıyor olması. Siz de evde asla plastik ya da metal şişelere koymayınız, metalle temas ettirmeyiniz.
  • Diğer bir husus, ürünü satan firmanın sağlık bakanlığı izinleri, onayları olup olmadığını ve test sonuçlarını mutlaka görmek isteyin. “Var” demeleriyle yetinmeyin!
  • Asla ama asla evde kendi üreten üreticilerden ürün satın almayın!! Evde kendi gümüş suyunuzu kendiniz yapmaya kalkmayın!!! Hiçbir zaman suyu yeterince saflaştıramazsınız ve Türkiye’de %99,9 saflıkta olup da bu saflığı belgelenmiş gümüş bulamazsınız. O saflıkta olduğunu iddia edenlerden test sonuçlarını ve resmi belgelerini isteyin.
  • Dahili olarak kullanırken başka bir sıvı ile karıştırıp kullanmayın!
  • Kullanım miktarı ile ilgili bir uzman tavsiye almadan kafanıza göre kullanmayın.
  • Elektromanyetik alanların etkisi (örn: buzdolabı, bilgisayar) veya endüksiyon alanları koloidin etkisini yitirmesine yol açar. Bu nedenle muhafaza ederken bu alanlardan uzakta tutmaya çalışın.
  • Aldığınız ürünün son kullanma tarihine mutlaka bakın.
  • Son bir uyarı olarak, kullandığınız dönemde sarımsak ve alkol tüketilmesi önerilmiyor. Fakat sebebini ben de bilemiyorum. Onu da siz araştırıp yorumlarda bizle paylaşın lütfen 🙂

58 Comments

  1. Levent 07/09/2019
  2. emre 06/14/2019
    • Bedia 07/04/2019
  3. Asiye 06/09/2019
    • Bedia 06/11/2019
  4. Leyla 06/09/2019
    • Bedia 06/11/2019
  5. Mustafa 05/03/2019
    • Bedia 07/04/2019
  6. Levent Çelik 04/22/2019
    • Bedia 05/02/2019
  7. Ilknur 04/14/2019
    • Bedia 05/02/2019
  8. Hulya 04/04/2019
    • İsmail SECER 05/02/2019
      • Bedia 05/02/2019
    • Bedia 05/02/2019
      • Mehmetali 05/19/2019
        • Bedia 05/28/2019
          • fatoş 06/19/2019
          • Bedia 07/04/2019
    • Gül 06/29/2019
  9. Elif 03/27/2019
    • Bedia 03/29/2019
      • Selcuk 06/22/2019
        • Bedia 07/04/2019
    • Bedia 05/02/2019
  10. Özlem 03/25/2019
    • Bedia 03/29/2019
  11. Tuğba ilgöz 03/18/2019
    • Bedia 03/20/2019
  12. Rabia 03/13/2019
  13. Yavuz gökalp 02/16/2019
    • Naz 03/06/2019
      • Bedia 03/20/2019
    • Bedia 03/20/2019
  14. Bahtişen 01/31/2019
  15. Ömer 12/14/2018
    • Bedia 12/18/2018
  16. Hande 12/10/2018
    • Bediakahyakilic 12/10/2018
      • Hande 12/10/2018
        • Busra 03/03/2019
  17. Berrak 09/17/2018
    • Bedia 09/18/2018
  18. Berrak 09/17/2018
    • Bedia 09/18/2018
  19. kardelen 08/07/2018
    • Bedia 08/16/2018
    • Bedia 03/20/2019
  20. habibe 08/05/2018
    • Bedia 08/16/2018
    • Bedia 03/20/2019
  21. Nuran 07/05/2018
    • Bedia 07/06/2018

Tartışmaya katıl