Filizlendirme

Filizler ve Mikro Yeşiller

Filizler ve Mikro Yeşiller

Bloğuma yazacağım ilk yazım tabiki de en sevdiğim konu hakkında olmalıydı; filizler.. Bu yazımda kısaca “filiz nedir?”, “mikro yeşiller nedir?” sorularına açıklık getireceğim. Ardından biraz maş fasulyesi filizi, buğday çimi, brokoli filizi, çimlendirme, mercimek besin değeri ile filizlendirildiği zaman neler olduğu gibi konularla devam edeceğim. Buğday çimi konusu ayrı bir yazı konusu olmayı hak ettiği için o konuyu ayrıca da ele alacağım hiç merak etmeyin 😉

Filizlendirme ilk kez, çok uzun yıllar önce Çinliler tarafından uygulanmış. Bir takım tohumları çimlendirip tüketmeye başladıklarında hastalıklara iyi geldiğini görüp ilaç olarak kullanmaya başlamışlar. Son zamanlarda filizlerin ve mikro yeşillerin popülaritesinin bu kadar artmasının arkasında yatan neden ise bilim adamlarının yaptığı araştırmalarla,  filizler ve mikro yeşillerde gizli olan şifa kaynağının sırrını keşfetmiş olmaları.

filizlendirmeFiliz Nedir?

Filiz, bitkinin yeni sürgün haline, en küçük körpe dal ve yaprağına denir. Filizler, bitkinin yetişkin hallerine oranla içerdikleri enzim, vitamin ve mineralleri 20 ila 600 kat daha fazla içerebiliyorlar. Bitkinin bir nevi konsantre hali diyebiliriz. Sebze ya da sebze suyu sevmeyen birisi için mükemmel bir çözüm aslında filizler ve mikro yeşiller. Tabak dolusu brokoli yediğinizde alacağınız sülforofanı (brokoli de bulunan anti kanserojen bir madde), 15-20 gr brokoli filizi yediğinizde alabiliyorsunuz. Üstelik de bu filizleri sandviçlerinizin arasında ya da çorbanızın üzerinde veya salatalarda tüketirken tadı fark edilmiyor bile..

Örneğin kırmızı lahana filizi, olgun halinden 40 kat daha fazla E vitamini ve 6 kat fazla C vitamini içeriyor. Brokoli filizi, olgun halinden 50 kat fazla sülforofan içeriyor. 50 gr brokoli filizi yediğinizde 2,5  kg brokoli yemiş gibi oluyorsunuz. Çocuklar açısından düşününce bence bu anneleri dans ettiren bir sebep 😊  Deve dikeni bitkisinde bulunan silimarin maddesi karaciğere etkisi çok büyük, güçlü bir antioksidan ve anti enflamatuardır. Bu bitkinin de yine mikro yeşilinde silimarin maddesi yetişkin haline oranla %30 daha fazladır.

maş fasulyesi filizi

Maş Fasulyesi Filizi

Maş fasulyesi protein oranı yüksek, kalori değeri ise düşük olması sebebiyle özellikle sporcular tarafından tercih edilen besinlerden biridir. Mineral açısından mükemmel bir demir, potasyum kalsiyum, fosfor, magnezyum ve çinko kaynağı. Filizlendirdiğinizde ise maş fasulyesi tam bir K ve C vitamini deposuna dönüşüyor. Maş fasulyesi filizi K vitamini yönünden günlük ihtiyacımızın  yarısına yakınını karşılıyor. Folik asit açısından da daha zengin hale geliyor. Akciğer, böbrek, idrar kesesi ve idrar yolları, saç dökülmesi, bağışıklık sistemi ve prostat için çok faydalı.

Besin değerleri yönünden yine özellikle sporcular tarafından tercih edilen bir diğer gıda da mercimek. Mercimek besin değerlerine bakıldığında yüksek protein oranına ilave olarak amino asitler ve B grubu vitaminler yönünden zenginliği ile dikkat çekiyor.

Yeşil mercimeğin besin değeri (100 gram)
 
Kalori: 336 kcal
Protein (g): 24
Karbonhidrat (g) : 36.62
Lif (g): 25.99
Yağ (g): 0.92
Sodyum (mg): 13
Kolesterol (mg): 0
Fosfor 8mg): 145
Kalsiyum (mg): 64
Potasyum (mg): 967
Vitamin A (mg): 17
Vitamin C (mg): 1
B1 vitamini (mg): 0.46
B2 vitamini (mg): 0.3
Demir (mg): 7.77
Diyetik lif (mg): 3.23
Kuru yeşil mercimek ile mercimek filizi manganez ve çinko yönünden aynı besin değerlerine sahip olsalar da özellikle kan yapımı ve bağ doku metabolizmasında önemli rol oynayan bakır  yönünden filiz hali açık ara önde. Yeşil mercimek kuru hali ile günlük bakır ihtiyacımızın %14’ünü karşılarken aynı miktar yeşil mercimek filizi günlük bakır ihtiyacımızın %30’unu karşılar.
Mercimek salatası yaparken tavsiyem, filizlendirdiğiniz mercimekleri kullanmanız. Tabi ki daha besleyici bir salata yemek isterseniz..
Mercimeklerinizi bir gece suda bekletip ertesi gün suyunu süzün. Bir süzgece alıp üzerini bir bez ya da peçete ile örtüp gün içinde bir kaç kez sudan geçirin ve üzerindeki bez ya da peçeteyi nemli bırakın. Çok kısa surede filizlenmeye başladığını göreceksiniz. Haşlamaya bile gerek kalmadan direk bu haliyle salatalarda kullanabilirsiniz. Maş fasulyesini de aynı şekilde filizlendirip salatalarda kullanabilirsiniz.

Buğday Çimi

Buğday filizleri vitamin, mineral, antioksidan bakımından çok zengin. Filizlendiklerinde buğdayların E vitamini içeriği %300, C vitamini içeriği %600 artarken B vitaminleri %1200’lere kadar artabiliyor. Filizlenmeyle beraber içindeki anti-kanserojen maddeler de artıyor ve bir “süper besin” haline geliyorlar.

Buğdayı da, tıpkı mercimek ya da maş fasulyeyi filizlendirdiğiniz gibi filizlendirip salatalarda bu şekilde tüketebileceğiniz gibi, filizlendikten sonra toprağa alıp çimlenmeye de bırakabilirsiniz. Bir kaç gün içinde uzamaya başlayan filizlerin yeşile döndüğünü ve buğday çimi oluştuğunu göreceksiniz.

Buğday çimi klorofil yönünden buğday filizine kıyasla çok daha zengin dolayısıyla da antioksidan yönü çok daha kuvvetli bir besindir. Toprakta yetiştiği için topraktan aldığı besinler sayesinde de besin değeri olarak da bir tık daha üstündür. Ayrıca suyunun sıkılarak içecek olarak tüketilmesi de kullanım kolaylığı sağlar ve alkali beslenmede, detokslarda, ve diyetlerde en büyük yardımcı silahımızdır.

Mikro Yeşil ile Filiz Aynı Şey midir?

Aynı şey değildir. Tohum büyümeye başladığında filiz kabul edilir. Hani ilkokulda fasulye filizlendirdiğimiz zamanı hatırlayın. Tohumun kenarından uzantının çıkmaya başladığındaki halidir filiz. Tohumları bu filiz haliyle de tüketebileceğiniz gibi büyümeye bırakıp mikro yeşil haline gelmesini de bekleyebilirsiniz. Demek ki mikro yeşil filizin büyümeye başladığındaki bebek hali.. Tohumun filiz hale gelmesi 2-3 gün sürerken, mikro yeşiller 1-3 hafta arası değişen süreye, uygun ortam ve ışığa ihtiyaç duyarlar.

Peki neden tüketmeliyiz bu filizleri ve mikro yeşilleri?

Çünkü yüksek alkali besinlerdir! Ne kadar alkali beslenirseniz vücutta oluşan serbest radikaller (toksinler) o kadar kolay atılırlar.

Çünkü kendi enzimleri vardır ve bu sayede kolay sindirilirler. Sindirimi zor besinleri tüketmek vücudumuzun enerjisinin çoğunu buna harcaması ve mikroplarla uğraşmaya az vakit harcaması demek. Oysa sindirimi kolay şeyler tükettikçe vücut sindirim için kullanmak zorunda olmadığı tüm enerjiyi, kendini arındırmaya, toksinleri atmaya, hasarlı hücreleri tamire ve mikropları yok etmeye harcıyor!

Canlıdırlar..! Tabii siz onları haşlamadığınız ya da pişirmediğiniz surece! Ne kadar canlı beslenirseniz, kendinizi o kadar canlı hissederseniz. Canlı besinler içlerinde yüksek enerji barındırırlar, ve bu enerji direk sizi de canlandırır. Deneyin görün..

Ete yakın miktarda protein içerirler. Sporcuların özellikle tercih etmesinin sebebi de budur zaten.

Lif içerikleri yoğun, glisemik indeksleri ve kalorileri oldukça düşüktür. Bu sayede de sağlıklı beslenme programları kadar diyet listeleri için de kusursuz alternatiflerdir.

Bunların hepsi benim son bir yılda okuduğum kitaplardan, katıldığım atölye çalışmalarından, araştırdığım yerli/yabancı sitelerden edinip derlediğim bilgilerdir. Umarım sizin için de yeterince bilgilendirici olmuştur.

 

10 Comments

  1. habibe 08/05/2018
    • Bedia 08/16/2018
  2. Nuran 07/05/2018
    • Bedia 07/06/2018
  3. Bahar 07/04/2018
    • Bedia 07/06/2018
  4. Can 06/18/2018
  5. Hakan 06/13/2018
  6. A. HUSEYIN KILIC 06/09/2018

Tartışmaya katıl